×

Batı Ekonomilerinde, Dünyada Yaşanan Krizin-Tıkanmanın Gizlenen Gerçek Nedenleri

Günümüzdeki ekonomik olayların altında yatan gerçek nedeni sadece batı kaynaklı haberlerle görmek mümkün değildir. Çünkü Batı henüz kendilerine avantaj sağlayan bu sistemin işlemediği gerçeğiyle yüzleşmeye hazır değildir. Bu nedenle; Rus, Hint, Pakistan, Mısır ve Türk İlim adamı ve düşünürlerinin de görüşleri değerlendirilmelidir. Aşağıda örnek olabilmesi için çarpıtılmış bazı batı çıkışlı haberler verilmiştir. Verilen haberlerin hangi cin fikirlere hizmet edecek şekilde değiştirildiği ve kamuoyuna sunulduğu görülecektir.

Örnek1; ABD çıkışlı krizin konuşulduğu günlerde Türkiye güvenli bir liman olarak konuşulmaktadır. Bu esnada Deutsche Bank (Almanya), “Türkiye’nin 2009’da 90 milyar dolara ihtiyaç duyacağı uyarısında bulunur.” Bu habere Devlet Bakanı Mehmet Şimşek tepki verir; “Deutsche Bank’ın Türkiye ile ilgili değerlendirmesinin gerçekleri yansıtmadığını belirterek, “Banka ya hesabını yanlış yapıyor ya da maksadı başka…” der;

Taraflar görüşlerini bu şekilde açıklarken, birileri de; “Deutsche Bank’ın, Avrupa’daki gurbetçilerin milyarlarca Euro’yu bulan birikimlerini Türkiye’ye göndermelerini engellemek için bu şekilde davrandığına yönelik yorumlar yaparlar. Tam bu sıralarda da Meclis, gurbetçilerin yurtdışındaki birikimlerini Türkiye’ye çekmek için özel bir kanun çıkarmaktadır…

Alman bankasının bu açıklamasından sonra Alman Hükümeti bankalar için bir yardım paketi üzerinde çalıştığı haberi geçer… Acaba Alman bankası ülkesinde Türklere ait paraların, çekilerek Türkiye’ye gönderilmemesi için oradaki vatandaşlarımızın kafasını mı karıştırmayı hedeflemektedir?

Alman Deutsche Bank ‘Türkiye’nin 90 milyar dolara ihtiyacı var’ şeklinde açıklamasından hemen sonra Standard&Poor’s, Türkiye’nin ve Türk bankalarının kredi notunu düşürür…

Oysa aynı kurum sadece bir gün önce ‘Türk bankalarının görünümünün gayet iyi olduğunu’ ilan etmiştir.

Ayrıca Standard&Poor’s’un en güvenilir not AAA verdiği ABD’li yatırım bankası Lehman Brothers, kısa bir süre sonra müşterilerinin 600 milyar doları ile batmıştır.

Şimdi bu kredi değerlendirme kurumun ciddiyeti ve samimiyeti hakkında ne düşünülmelidir?

Standard & Poor’s (S&P), Kimdir? “Merkezi ABD’de New York’ta bulunan uluslararası kredi değerlendirme kuruluşudur.”

İşte size tüm çıplaklığı ile topaç gibi döndürülen haberler…

Bu gibi durumlar için Anadolu’da söylenen bir deyimi vardır; “Anamın adı döndü… Ben de döndüm!”

ABD’de de medya birkaç ailenin (şirketin) kontrolündedir ve onlarda herkes gibi hiç kimseye karşı değildirler. Sadece ve sadece kendi çıkarlarını korumaktadırlar!

Örnek 2; Kriz döneminde Uluslararası derecelendirme kuruluşları ve bankaların çelişkili yorum ve açıklamaları sadece Türkiye’yle de sınırlı değildir. Standard&Poor’s; batışı ile küresel krizi tetikleyen ABD’li yatırım bankası Lehman Brothers’a en güvenilir not olan ‘AAA’ verdiğinin bilgisi yukarıda açıklanmıştı…

Ve bu açıklamadan kısa bir süre sonra Lehman Brothers, yaklaşık 600 milyar dolarlık varlığı ile battığı bilinmektedir… Büyük batışı ‘tahmin edemeyen’ kuruluş, Türkiye’nin kredi notunu düşürürken, resmen iflas ettiğini açıklayan İzlanda’ya ve ekonomisi batmak üzere olan Macaristan’a Türkiye’den daha yüksek not vermektedir… (Kaynak:Abdülhamit Yıldız 23 Kasım 2008, Pazar, zaman-online)

* * *

Moody’s’den “resesyon” uyarısı

-“Moody’s Ülke Risk Birimi Kıdemli Başkan Yardımcısı Kristin Lindow, “IMF programı olmadığı takdirde Türkiye’nin de 1-2 yıl içinde resesyonla (ekonomide meydana gelecek durgunluk) karşı karşıya kalacağını” bildirdi.

-“Kristin Lindow, “Moody’s İkinci Yıllık Türkiye Kredi Riski Konferansı”nda yaptığı konuşmada, ekonomide önemli büyüme döneminin artık sona erdiğini ve bu yıl için Türkiye’de yüzde 3’lük bir büyüme beklediklerini söyledi.

-“Lindow, Türkiye’nin, IMF programına başlaması durumunda pozitif bir seyir gerçekleşeceğini belirterek, “IMF programı olmadığı takdirde Türkiye de 1-2 yıl içinde resesyonla karşı karşıya kalacaktır” dedi.

-“Türkiye’nin yeterli döviz rezervi gibi olumlu özelliklere sahip olmasına rağmen sorunun daha çok güven meselesinden kaynaklanacağını ifade eden Lindow, analizlere bakıldığında, son haftalarda ciddi finansman ihtiyacı olduğunun görüldüğünü belirtti.

Lindow, 120-130 milyar dolarlık ihtiyacın söz konusu olduğunu, IMF ve Dünya Bankasının kısa sürede oyuna katılması gerektiğini kaydetti. (Kaynak; 2.12.2008, Milliyet.com.tr)

* * *

-“Çin ve ABD’den ticarete 20 milyar

Küresel ekonomiyi canlandırma çabalarının parçası olarak Çin ve ABD hükümetleri uluslararası ticarete 20 milyar dolar pompalamaya karar verdi. İki hükümetin vardığı anlaşma uyarınca, mal almak için kredi arayan ithalatçılara fon sağlanacak. Bu kredinin gelişmekte olan ülkelerin ithalatçılarına da sağlanacağı söyleniyor.

-Anlaşma, üst düzey Çinli ve Amerikalı yetkililerin iki gündür süren görüşmelerini izliyor.

Amerikan Hazine Bakanı Henry Paulson, görüşmelerin ertesinde Pekin’de yaptığı açıklamada, Çin ve Amerikan ekonomilerinin istikrarının küresel ticarete bağımlı olduğunun altını çizdi.

-Küresel finans krizi, kredi bulmakta zorlanan ithalatçıların parasızlığı nedeniyle uluslararası ticareti sekteye uğratıyor. Pekin ve Washington’un sağladığı fon ile ithalatçılar Çin ve Amerikan mallarını satın alabilecekler

Bu fonun 12 milyar doları Amerikan hazinesinden, kalan 8 milyar dolar ise Çin’den geliyor. Para, ithalat-ihracat bankaları aracılığıyla sektöre aktarılacak. Anlaşma, her iki ülkenin de küresel ticarete olan bağlılığını gösteriyor.

Kaynak;http://www.bbc.co.uk/turkish/news/story/2008/12/05

Yukarıda verilen haberler; “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” anlayışı ile değerlendirilecektir.

-Bir tarafta; “Türkiye’nin dövizi var… Ancak yine de 120 milyar bulmalı… “

-“Diğer tarafta da dünya ticaretinin canlanması için 20 milyar yeterli…” Diyorlar


Resim: tarafımızdan düzenlenmiştir.

Yorum gönder

*