×

Kemalizm’in Dinselleştirilmesi İle Mustafa Kemal’in İlahlaştırılmasının Modernleşmedeki Yeri (3)

(Okuma süresi : Dört Dakika)

Konunun biraz daha açılması adına, “Atatürk İnkilapları” nın hangi gerekçelerle ve hangi alanlarda yapıldığına bakılmalıdır.

Atatürk İnkilapları ve kapsadıkları : (*)

-“Siyasal Alanda yapılanlar, (Saltanat, Cumhuriyet, Halifelik)

-Eğitim ve Kültür alanından yapılanlar, (Öğretim Birliği yasası)

-Hukuk alanında yapılanlar, (İsviçre Medeni Kanunu vb.)

-Toplumsal alanda yapılanlar, (Kıyafet ve Batı Uygulamaları)

-Ekonomi alanında yapılanlar.” (Tarım-Sanayii-Dış Ticaret)

Bu inkılaplarla (görünürde) amaçlananlar : “Batılılaşarak “, (Batının kültür ve medeniyetlerini taklitle) Kalkınmak ve bir Refah Toplumu olabilmek.

Bu arada Batılılara bakalım. Onlar “Modernleşmek” ten ne anlamışlar ?

**

Modernleşme Teorisi

1950’li ve 1960’lı yıllarda özellikle ekonomi tarihi , siyaset bilimi ve sosyoloji gibi alanlarda ortaya çıkan, her toplumun büyük ölçüde kırsal, tarımsal ve premodern (Modern dönem öncesi)  toplumdan kentsel, endüstriyel ve modern topluma doğru az ya da çok teleolojik (Amaca veya hedefe paralel yapılan akıl yürütme) bir değişim sürecinden geçebileceğini ve geçmesi gerektiğini ileri süren bir kalkınma yaklaşımı…” (1)

Bu tanımla kabaca vurgulananlar : “Modernleşme” : Kalkınmış/Sanayileşmiş toplumlara göre ; Şehirleşmek ve Sanayileşmenin yanında, Ekonomiyi piyasa temelli yapılandırmak; Siyaseti Demokratik usullere göre yürütmek ve ihtiyaç olunacak (sivil-askeri teknolojileri) bilgileri, deneysel-analitik metodlarla ve özerk bilgi üreten kurumlar üzerinden sağlamaktır.(2)

Peki, bizler, “Modernleşme” adına ne yapmadık ki, Cumhuriyetle birlikte yaklaşık 80 yıl boyunca; ne Sanayileşebildik, ne de Halkımıza bir refah getirebildik.

Gırtlağımıza kadar borçlanmamızı, IMF ile İsrail’in elinde oyuncak olduğumuzu da unutmadan.

**

Bu noktada meraklılarına (Batılılaşmanın mutfağıyla ilgili) söylenmeyen ve gözden kaçırılanlarla ilgili bir not düşelim :
“Modernleşmek“ : Gerçeğinde örtülü ismi ile “Yayılmacılık.”, maskesiz gerçeği ise, “Aç Pazar/Yoksul ülkeler, Ucuz Emek/Köleler, Ucuz Hammadde/Petrol Çalmak!” Özetle: Zayıf Toplumları sömürmektir.

Cumhuriyetin iddiası neydi ? Yurtta Sulh, Cihanda Sulh !

Amerikan Başkanı Trump, binlerce km. uzakta olmalarına rağmen, Siyonistler/Paralı askerleri üzerinden katlettikleri Filistinlilerin yurtlarına (Gazze’ye) kumarhane yapmayı düşünürken ! (3)

**

Yazılanlar özetle :

-Dünyanın Siyaset Tilkisi İngilizler, (Bizlere Albay Rawlison’la, Karabekir Paşa üzerinden Cumhuriyet ve Laikliği önerirken) (***) kendi yönetimleri nedense, Cumhuriyet değil Monarşidir, Kralları da (Laik değil) Kilisenin başıdır.

-Dünya’nın nakit zengini Japonlar ise, 2. Dünya Savaşı’nda (teslim olmalarına) rağmen Amerikalılar denemek ( ve teslim şartlarında) zorlamak amacıyla başlarına iki atom bombası atarlar. Japonlar buna rağmen teslim şartlarında, İmparatorlarını/Monarşiyi korumakta ısrarcı olmuşlardır.

Açık ifadesiyle : Bizler, “Modernleşme”, adına gerçekte yapılması gerekenleri değil, İslam Medeniyeti’ nden Hristiyan Batı Medeniyetine dönüştürülmek için (onların : Üreten Ekonomi-Demokratik Siyaset-Özerk Bilim çalışmalarını değil), Sosyal Değerlerini (gerçeğinde Antik Yunan kökenli Kültür dayatmalarını) İsviçre Medeni Kanunu ve benzerlerini almışız.

**

CHP Tek Parti Yönetiminin Okullar üzerinden yaptığı Toplum Mühendisliklerine ilginç bir örnek daha :

İSTANBUL DARÜLFÜNUNU’NUN MUSTAFA KEMAL ATATÜRK İÇİN HAZIRLADIĞI ARMAĞAN KİTAP (**)

“…İstanbul Darülfünunu, 1927 yılında İstanbul’a gelen Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Atatürk’ün devrimlerini anlatan bir kitap yayımlamıştır… Atatürk’ün de 1919 yılından 1927 yılına kadar sekiz yıl zarfında hiç İstanbul’a gelmediği halde, İstanbul Darülfünunu’ nun çalışmalarına yönelik ilgi ve desteği süregelmiştir… Atatürk için İstanbul Üniversitesi projesi büyük önem taşımakta ve bunu batılılaşma arayışının etkin bir aracı olarak görmekteydi…Büyük Gaziye İstanbul Darülfünundan Küçük Bir Armağan adıyla 1927 yılında basılan kitap, Darülfünun müderrislerinin toplu kitabıdır…”

Aşağıdaki yazı bahsekonu kitaptan alıntıdır. Tahminimize göre hocaların yazıları da diğer yazılar gibi, CHP yönetimince hazırlanmaktadır.

Kapakta İstanbul Dar-ül-fünûn Emaneti

Büyük Gaziye

İstanbul Dar-ül-fünûnundan küçük bir armağan İstanbul Millet Matbaası, 1927 (sy. 3)

Büyük Gazi

Türkün Halâskârı büyük gaziyi tetkik etmek isteyen için onun: ”Kuvvetleri titreten ve mantıkları susturan yüksek varlığında münceli (ortaya çıkan) ve muhtelif şahsiyetlerini düşünmek lâzımdır…”

Dehada Mustafa Kemal, siyasette Mustafa Kemal, hayat ve ahlakta Mustafa Kemal…

1-Dehada Mustafa Kemal : Asırlardan beri esatiri (efsaneleri), an’ane ve tılsımlar içinde düğümleyen bu memlekette hurafeleri kökünden kırıp muasır ve müsbet ilimlerin inkişafını mümkün kılmak suretiyle inkılapların en büyüğünü vücuda getirmiştir.

Muhtelif devirlerde mühim şahsiyetler ve büyük kahramanlar kayd etmiş olan tarihte ve Türk ilminde kuvvetli bir iman ve yeni bir mefkure yapan “Mustafa Kemal”, başlı başına bir tarihtir.

Bugün duyan ve düşünen Türk neslinde psikolojik bir tetkik

(sy. 4) yapılırsa : Görülecektir ki her Türk’ün ruhunda bir Mustafa Kemal aşkı, bir Mustafa Kemal mefkuresi yaşıyor.

2-Siyasette Mustafa Kemal : Kürenin bu bin bir gaza kıtasında, asrî ve ilmî umdeler dahilinde müstakil bir Türkiye kurmak için çetin ve kanlı bir cidâlin büyük zaferlerini kazandıktan sonra, yeni demokrat bir millet yaratmışdır.

3-Hayat ve Ahlakda Mustafa Kemal : Memlekette içtima’i ve milli akidelere yeni bir istifa (tercih) ve istikamet vermek için demokrasi telakkilerini telkin etmek suretiyle, milleti milliyet ve medeniyet cereyanlarına sevk etmişdir.

Ben, sevgili Gazi’nin ifadeye sığmayan büyüklüğü hakkında söz söylemek isterken, derin bir vecd içinde dilimin tutulduğunu itiraf ediyorum. Hilkatin (yaratılışın) bu yüksek ve derin şahsiyetini anlamak ne kadar müşkül ise, anlatmak da -şübhe var mıdır ki- o kadar zordur. (yazan) Darül-fûnun Emini (rektörü)

Doktor Nureddin Ali

Devam edecek…

  1. Japonlar kalkınmak adına fabrika bacalarını çoğaltırken bizler neden heykeller dikiyorduk ?
  2. Köy Enstitüsünden mezun bir öğretmen o dönemde yaşadıkları (çektiği eziyeti ve açlığını) anlatıyor .
  3. Ve bizler ne yapmadık ki, 10 yılda 15 milyon (Aç-Yoksul-Hastalıklı) gençler yaratmayı başardık ?

www.canmehmet.com

Açıklamalar ve Kaynaklar :

Resim : tarafımızdan hazırlanmıştır.

(*) https://ata.msb.gov.tr/Genel/icerik/ataturk-inkilaplari

(**) Figen Taşkın : İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası ilişkiler Doktora Programı öğrencisi.

(***) Albay Alfred Rawlinson, bir İngiliz istihbarat subayıdır. Önemi, 1918-1922 yıllarındaki Kafkasya ve Doğu Anadolu’da görevinden ve mensup olduğu aileden gelmektedir. (Lozan’da İngiltere’yi temsil eden) İngiltere Başbakanı Lord Curzon’un yeğeni ile evlidir. Kardeşi İngilizlerin sömürge valisi, amcaları da milletvekilidir. (Kazım Karabekir Paşa’nın günlüklerinde anlattığına göre, Rawlinson, Kazım Karabekir Paşa’ya “Cumhuriyet’i düşünmelerini” söylemiştir.)

1 – https://www.sciencedirect.com/topics/social-sciences/modernization-theory

2 – https://www.sciencedirect.com/topics/social-sciences/modern-society

3 – https://peoplesworld.org/article/trump-will-do-to-gaza-what-he-did-to-atlantic-city

Yorum gönder

*